Yolcu Yolunda Gerek


”Yolcu yolunda gerek döndüm, döndüm ay oldum ay karanlık gecede kayboldum…!”
Yarım kalmışlık bitim anı dedikleri Ah…! Vah…!
İle tükettikleri ömürleri Gönüller esiri bade sun saki mey ziyade…
Gönül eri olmak gerek vuslat hasreti ile yanıp tutuşan ey canlar can var canın içinde…
Gül gülistan da Gülşen…
Hazan mevsimi hüzün dolar fani alamet rüzgâr önünde tel, tel savrulur…
Bahar mevsimi baki alamet yeni doğumlara gebe… Gönül gibi…
Gözlerde sahte sürme gönül gözü nerede dilde sükût Aşk-ı ilahi kavurur mecnunu çöllerde dolandırır… Yusuf’u kör kuyularda halvete düşürür… Bilal-i Habeşi şevk ile okur O’nun için hu nidasını neyin feryadı semazenin pervane olup kendinden geçirir ben diyemez bencillik yapmamadan ötürü…
Zamana mı yenildik zamansız mı geldik Sızılar gönül sızılar bitap düşer göz şaşkın nefse yenik düşük tenler gün için yaşamak derler gaye baki ömür umursanmaz. Emanet tende canım benim…
Vakit daralır ömür zembereği yeniden kurulma faslında susmalı dil susmalı Rüzgâr önünde savrulmalı vuslata gebe ruhum deryada kaybolmalı…
Aşk ile şevk ile ezelden ebede…!
Ahmet f.g


Hiç yorum yok: