RUHUMUN EMELİ...

Kimden: Mukaddes kaçar koç


Eşyanın kollarında ve zamanla dizdize...
Büyülendim gelince âhenkle yüzyüze...

Rengârenk her yan, tüllenen mânâ buğu buğu,
Bir tomurcuk açar gibi ötelere doğru...

Her perdede ayrı bir visal, ayrı bir huzur;
Vicdandaki irfanla bakınca her taraf nur...

İçice güzellik her köşe, içice mânâ,
Duruyor karşımda tabiat bir-gül-i rânâ.

Sesler, renkler, buudlar.. bu ne müthiş hendese!
Vuruldum kâinat musikîsindeki sese...

Gökler ayrı bir kaneviçe.. ve ötesinde,
Kudret; inse, cinne birşey anlatma kasdinde.

Yer cıvıl cıvıl; insan, hayvan, ağaç ve toprak..
Semâ başlar üstünde bir kitap.. yaprak yaprak...

Yüzyüze iki levhâ birbirine bakıyor,
Yıldızlar bizlere dâvet gamzesi çakıyor.

O'na dâvet, sonsuza dâvet bütün soluklar,
Her köşeye nurlar taşıyor nurdan oluklar.

Senden ey yüce Mevlâ, senden bu işler!
Sen, ey bencil nefsim, senden bütün teşvişler!

Ey Rab! seni bilmemek hasret, yakınlık ateş;
Sinelerde yanan kor ocaklardakine eş...

Hele aşkın-hele aşkın.. aşkın tam bir cennet!
Aşkınla dirilmeme, bir kere inâyet et!

Esmâ ve sıfatın herbiri sır üstüne sır,
Sırların ancak kapında kullarına hazır.

Sultanlık işim mi! Ben bir kulağı küpeli,
Kabul et, budur ilâhi ruhumun tek emeli..!







Hiç yorum yok: