TÖVBE DUASI

affet yarabbi.bmp

Allah’ım, ey niteleyenlerin nitelemesiyle nitelenmeyen, ey umutluların vazgeçemediği, ey iyilik yapanların mükâfatı katında zayi olmayan, ey kulluk sunanların korkusunun sonu, ve ey takvalıların haşyetinin gayesi!Günahtan günaha sürüklenen, hatalardan bir türlü kurtulamayan, şeytana yenik düşerek emirlerini yerine getirmekte kusur eden, tutkusuna aldanarak yasaklarından sakınmayan, kudretinden habersiz, bol ihsanını yadsıyan kimse gibi, ancak hidayet gözü açılıp körlük bulutları önünden dağıldıktan sonra kendine ettiği zulümlerin farkına varan, Rabbine muhalefeti hakkında düşünüp ona karşı gelmenin ne kadar büyük, ona muhalefetin ne kadar korkunç olduğunu anlayan, daha sonra utanarak ama umutla sana gelen, reddetmeyeceğinden emin olarak isteğini sana bildiren, içtenlikle korkudan sana yönelen, senden gayrisinden umudunu kesen, senden gayrisinin korkusunu kalbinden atan, yakarır halde karşına dikilen, önünde boynunu bükerek bakışını yere diken, izzetin karşısında alçalarak başını aşağı indiren, huzuunun işareti olarak senin daha iyi bildiğin sırlarını sana açan, huşuunun belirtisi olarak sayısını senin daha iyi bildiğin günahlarını sayıp döken, zevki geçici, vebali kalıcı olan bildiğin büyük günahlarından, katında kendisini rezil eden çirkin işlerinden sana sığınan, cezalandırdığın takdirde adaletinden şüphe etmeyen, büyük günahı kolayca bağışlayabilecek Kerim Tanrı olduğunun bilincinde olarak acıyıp affettiğin takdirde de affını büyümsemeyen biri olarak sana yalvarıyorum.

Allah’ım, sen: “Beni çağırın, size icabet edeyim.” (Mü’min/60) buyurarak duâ etmemizi emretmiş, icabet vaadinde bulunmuşsun. İşte emrine itaat ederek sana yalvarıyor ve icabetini bekliyorum.
Allah’ım, Muhammed ve âline salat eyle ve suçumu itiraf ederek seninle karşılaştığım gibi, mağfiretinle benimle karşılaş. Senin için kendimi alçalttığım gibi, günahların yıktığı yerden beni kaldır, yücelt. Benden intikam almakta ağır davrandığın gibi, örtünle beni ört (rahmetinin kapsamına al).

Allah’ım, emirlerine itaatte niyetime sebat ver; sana kullukta basiretimi sağlam kıl. Hatalar kirini yıkayıp götürecek işlere muvaffak et beni. Öldürdüğün zaman kendi dinin ve peygamberin Muhammed’in -selam olsun ona- dini üzere öldür beni.

Allah’ım, buradan sana yönelerek büyük ve küçük günahlarımdan, açık ve gizli kötülüklerimden, eski ve yeni sürçmelerimden; günah lafı etmeyen, günaha dönmeyi düşünmeyen birinin tövbesiyle tövbe ediyorum.

Rabbim, sen, Kitabının muhkem ayetinde, kullarından tövbeyi kabul edeceğini, kötülükleri affedeceğini (Şûra/25), tövbe edenleri sevdiğini (Bakara/222) söylemişsin. O halde, vaad ettiğin gibi tövbemi kabul et; garanti ettiğin gibi kötülüklerimi affet; şart koştuğun gibi sevgini benim için gerekli kıl.

Ey Rabbim, ben de sana, hoşlanmadığın işe geri dönmeme; kınadığın şeyi yapmama ve bütün günahları terketme sözü veriyorum.

Allah’ım, sen, yaptıklarımı daha iyi biliyorsun. O halde, benden bildiklerini bağışla ve kudretinle beni sevdiğin işlere yönelt.

Allah’ım, hatırımda olan veya unuttuğum bir sürü kötülüğüm var. Hepsi de senin uyumayan gözünün önünde, unutmayan ilmindedir. Allah’ım, kötülüklerimin yerine kötülük ettiğim kimselere iyilik ver; kötülüklerimin vebalini üzerimden kaldır; omuzlarımdaki ağırlığını hafiflet ve bir daha öyle işler yapmaktan beni koru.

Allah’ım, hiç kuşku yok, senin koruman olmazsa, tövbeme bağlı kalamam; senin gücün olmazsa hatalardan sakınamam. O halde, yeterli bir güçle beni güçlendir ve engelleyici bir korunmuşlukla beni koruman altına al.

Allah’ım, tövbe ettikleri halde daha sonra tövbelerini bozacaklarını, tekrar günaha dönüp şaşacaklarını bildiğin kullar gibi olmaktan sana sığınırım. Şu halde, bu tövbemi, ardından tövbeye ihtiyaç duymayacağım, geçmişteki günahların izlerini yok edecek, gelecekte de günahlara karşı bağışıklık kazandıracak bir tövbe kıl.

Allah’ım, cahilliğimden dolayı senden özür diliyorum. Kötü işlerimi bana bağışlamanı istiyorum. O halde, lütfunla rahmetinin kapsamına al beni; kereminle günahlarımı sil, günahlara bulaşma hastalığından kurtar beni.

Allah’ım, her uzvumu ayrıca, senin cezalandırmalarından koruyacak, zalimlerin korktukları acıklı azaplarına duçar olmaktan kurtaracak bir tövbeyle, iradene ters düşen, sevginin dışında kalan düşüncelerimden, bakışlarımdan, konuşmalarımdan tövbe edip sana yöneliyorum.
Allah’ım, önünde tek başıma duruşuma, korkundan kalbimin çırpınışına, heybetinden bedenimin titreyişine acı.

Allah’ım, günahlarım, katında o kadar rüsvay etmiş ki beni; sussam, kimse avukatlığımı yapmaz; şefaatçi (aracı) ile kapına gelsem, şefaat edilecek gibi değilim.

Allah’ım, Muhammed ve âline salat eyle ve hatalarım hususunda keremini bana şefaatçi (aracı) kıl; kötülüklerime affınla yaklaş; cezalandırmana tabi tutarak hakkettiğim cezayla cezalandırma beni; bol ihsanını benden esirgeme; aziz birinin kendisine yalvarıp yakaran zelil birine acıyarak yaptığını veya zengin birinin, kendisinden bir şey isteyip de ihtiyacını giderdiği yoksul birine yaptığını bana yap.
Allah’ım, beni senden koruyacak biri yok. O halde, izzetin beni korusun, himayesine alsın. Katında bana şefaat edebilecek biri bulunmamakta. O halde, lütfun bana şefaatçi olsun. Günahlarım beni korkutmuş durumda. O halde, affın beni korkudan kurtarsın. Bu yalvarıp yakarmalarım, kesinlikle yaptıklarımın kötülüğünü bilmediğimden, kötü işlerimi unuttuğumdan değildir. Böyle yapıyorum ki, gökyüzü ve içindekiler, yeryüzü ve üzerindekiler pişmanlık itirafımı ve sana sığınıp tövbe edişimi duysunlar. Duyup da rahmetinle halime acısınlar; içinde bulunduğum kötü durumdan etkilenerek bana duâ etsinler. Bakarsın, onların duâsı, katında daha çabuk kabul olur, şefaatleriyle gazabından kurtulur, hoşnutluğunu elde etmiş olurum.

Allah’ım, eğer pişmanlık tövbeyse, ben pişman olanların en pişmanıyım; eğer günahları terketmek sana dönmekse, ben sana dönenlerin ilkiyim; ve eğer mağfiret dilemek, günahların dökülmesine sebep oluyorsa, hiç kuşkusuz ben, senden mağfiret dileyenlerdenim.

Allah’ım, sen tövbeyi emretmiş ve kabul buyuracağını söylemişsin; duâ etmemizi istemiş ve icabet edeceğini vaad etmişsin. O halde Muhammed ve âline salat eyle ve tövbemi kabul buyur; rahmetine olan ümidimi ye’se dönüştürme. Hiç kuşkusuz, sen, günahkârların tövbesini kabul buyuransın; suç işleyip de sana dönenlere pek merhametlisin.

Allah’ım, bizi Muhammed ile hidayet ettiğin gibi, ona ve âline salat eyle; bizi Muhammed ile kurtardığın gibi, ona ve âline salat eyle. Kıyamet günü, sana muhtaç olduğumuz gün bize şefaatçi olacak bir salat ile Muhammed ve âline salat eyle. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bu, sana pek kolaydır.

amiin…

Dualar 1
Allah’ım! Rabbim Sensin, ben ise Senin kulunum!
Sensin Yaratıcı , ben ise Senin tarafından yaratıldım.
Rızık veren Sensin,ben ise Senin verdiğin rızıkla besleniyorum.
Mülk sahibi Sensin , ben ise Senin emir ve tasarrufun altında
bulunan bir kulum.
Gerçek izzet sahibi Sensin , ben ise aciz ve zelilim.
Hazineleri tükenmeyen zengin Sensin , ben ise fakirlik içinde ihsanıa muhtacım.
Gerçek hayat sahibi olan ve hayatı veren Sensin , ben ise hayat verişin olmasa bir ölüyüm.
Varlığı ebedi olan Sensin , ben ise gelip geçici bir faniyim.
Sonsuz izzet ve şeref sahibi olan Sensin , ben ise zillet ve kötülükler içinde bocalıyorum.
İhsan sahibi olan Sensin , ben ise ancak günah ve kötülük işliyorum.
Günahları bol bol bağışlayan Sensin , be ise günahkarım.
Sonsuz azamet ve büyüklük sahibi Sensin , ben ise küçük ve değersizim.
Gerçek kudret ve kuvvet sahibi Sensin , ben ise sınırsız zaafr ve acz içindeyim.
Bağış ve ihsanı veren Sensin , ben ise lütuf ve ikramına muhtaç bir dilenciyim.
Her türlü zarar ve korkudan emin olan Sensin , ben ise maddi ve manevi bir korku içndeyim.
Sonsuz cömertlik sahibi olan Sensin , ben ise cömertliğine muhtaç bir miskinim.
Kullarının dualarına cevap veren Sensin , ben ise Sana dua edip yalvarıyorum.
Şifa veren Sensin , ben ise türlü türlü dertlere mübtela olmuş bir hastayım.
Öyleyse günahlarımı affet , hatalarımı bağışla , hastalıklarıma şifa ver , ey bütün kemal sıfatlarıyla muttasıf olan Allah, ey her şeye bedel her şeye yeten Kafi , ey mahlukatını besleyip büyüten Rab , ey va’dini mutlaka yerine getiren Vafi , ey kullarına pek şefkatli olan Rahim , ey maddi ve manevi hastlıklara şifa veren Şafi , ey ikram ve ihsanı bol olan Kerim , ey bela ve musibetleri def edip afiyet veren Muafi!

Bütün günahlarımı bağışla , her türlü hastalığa karşı afiyet ver , benden ebdiyyenrazı ol.Bunu rahmetinle lutfet , ey Merhamet edenlerin en Merhametlisi!Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun’…
Senden başka ilah yoktur.Seni her türlü noksandan tenzih ederim.Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.Affına sığınırım yarabbi…Amin…

Dua 2
Allah’ım ,kalp katılığından , gafletten ,başkalarına bar (zahmet ,yük) olmaktan aşağılıktan , aşağılanmaktan , miskinlikten ; cehaletten ve faydasız bilgiden; ürpermeyen gönülden ,doyma bilmeyen nefisten ,kabul edilmeyen duadan ; nimetlerin zeval bulmasından , lütufların değişip başkalaşmasından ; ansızın bastıran azabından , gelip çatan gazabından Sana sığınıyoruz.Senden her zaman yalvaran diller ,haşyetle ürperen gönüller istiyoruz.Tevbelerimizi kabul buyur , bizi günahlardan arındır , dua ve isteklerimize cevap lutfeyle!Kapına yönelenleri boş çevirme ,itaatte bulunanlara bol bol karşılık ver ,Sana baş kaldıranlara doğru yolu göster..muzdariplerin dualarını icabetle taçlandır , sıkıntıda bulunanları lütfunla şad eyle , hasta ruhlara hususi muamelede bulun , küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiç bir yanda müzlim bir nokta…!
Amin

Hiç yorum yok: