GÜLİSTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GÜLİSTAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GÜLİSTAN



Yaşasın Şeriat-ı Ahmedi (a.s.m.)
Yaşasın Kur'ân'ın Kanun-u Esasîleri!
Bediüzzaman

Şeriat-ı Ahmedi: Hazret-i Resulullah'ın tesis ettiği İslam dini, kanunları.
Kanun-u Esasi: Anayasa

GÜLİSTAN




Yaşasın şeriat-ı garrâ!
Yaşasın adalet-i İlâhî!
Yaşasın ittihad-ı millî! Ölsün ihtilâf!
Yaşasın muhabbet-i millî!.. Gebersin ağrâz-ı şahsiye ve fikr-i intikam!
Bediüzzaman

GÜLİSTAN





Başkasının kusuru, insanın kusuruna senet ve özür olamaz.
 Yeis manî-i her-kemaldir.
"Neme lazım, başkası düşünsün", istibdadın yadigârıdır.
Bediüzzaman



GÜLİSTAN




Lezzetli üzüm salkımlarının hâsiyetleri,
kuru çubuğunda aranılmaz.
İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN



İlâhî, Senin rahmetin melceimdir
ve Rahmeten li'l-Âlemîn olan Habibin,
Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir.
Senden şekvâ değil, belki nefsimi ve halimi Sana şekvâ ediyorum
Bediüzzaman

Melce: Sığınak


GÜLİSTAN




Hakîki bir Müslüman, samîmi bir mü'min;
hiçbir zaman anarşîye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.
 Dînin şiddetle menettiği şey, fitne ve anarşîdir.
Bediüzzaman

Fitne: Ahlâkta ve cemiyet nizâmında azgınlık ve bozgunculuk; azdırma, baştan çıkarma, karışıklık
Anarşi: Başıboşluk. Din ve nizam tanımamak. Başta hükümet olmamak. Hükümetinin otoritesi kalmamış olan bir milletin durumu

GÜLİSTAN


İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer!
Duâ gibi hazîne-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan
bir vesîleyi elden bırakma.
Ona yapış; âlâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık.
Bir sultan gibi, bütün kâinatın duâlarını kendi duân içine al,
bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumi gibi
  de,
kâinatın güzel bir takvîmi ol.

Bediüzzaman


GÜLİSTAN




Nar ağacı safi bir şarabı hazine-i rahmetten alıp meyvesine yedirir,
kendisi çamurlu ve bulanık bir suya kanaat eder.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN







Ey sabırsız nefsim! Sen, üç sabır ile mükellefsin:
Birisi tâat üstünde sabırdır,
birisi mâsiyetten sabırdır,
diğeri musîbete karşı sabırdır.
Bediüzzaman

Taat: İbadet
Masiyet: isyan, günah

GÜLİSTAN

En bahtiyar odur ki:
dünya için ahireti unutmasın,
ahiretini dünyaya feda etmesin.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN





Cadde-i kübrâ,
elbette velâyet-i kübrâ sahipleri olan
Sahabe ve asfiya ve Tâbiîn ve Eimme-i Ehl-i Beyt
ve eimme-i müctehidînin caddesidir ki,
doğrudan doğruya Kur'ân'ın birinci tabaka şakirdleridir.
Bediüzzaman

Cadde-i kübra:
Büyük cadde; en selâmetli yol; Kur`ân`ın gösterdiği yol
Velâyet-i kübra: Büyük velilik. Cenab-ı Hakk`ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen gayet kısa ve yüksek, tarikat berzâhına uğramadan zahirden hakikata geçen velilik mesleği
Asfiya: Sâfiyet, kemâlât ve takvâ sahibi olup, Hz. Peygamberin (a.s.m.) vârisi olup, onun meslek ve gayelerini hayata geçirmeye ve tatbike çalışan âlim zât
Tabiin: Peygamberimizi (a.s.m.) sağ iken görmüş olan mü`minlerle, yâni sahabilerle görüşmüş ve onlardan ders almış olan salih Müslümanlar
Eimme-i ehl-i beyt: Ehl-i Beyt`ten yetişen mânevî nüfuz sahibi ehl-i ilim zâtlar
Eimme-i müctehidin: İctihad eden imamlar. Kur`an ve sünnetin ışığında dinî konularda hüküm çıkarabilen âlim zâtlar
Şakird: Talebe

GÜLİSTAN





Mesleğimiz, müsbet hareket etmektir.
Değil mübareze, belki başkaları düşünmeye de mesleğimiz müsaade etmiyor.
 Hem, müşterileri de aramaya mecbur değiliz.
Müşteriler yalvarmalı.
Bediüzzaman

Meslek:
Yol, usûl, gidiş
Müsbet hareket:  Allah'ın (C.C.) emrine uygun, tahribkâr ve tecavüzkâr olmayan, yapıcı ve tâmir edici tarzda olan, mizan, adâlet ve insafa uyan hareket
Mübareze: Çekişme, kavga, dövüş


GÜLİSTAN


Ölümün hakikatini gören kamil insanlar,
ölümü sevmişler.
Daha ölüm gelmeden ölmek istemişler.
Bediüzzaman


GÜLİSTAN




Münafık kâfirden eşeddir.
Onun için, kâfir Rus'un bana çektirmediğini çektiriyorlar.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN

Kizb, küfrün esasıdır.
Kizb, nifakın birinci alametidir.
Kizb, kudret-i İlahiyeye bir iftiradır.
Kizb, hikmet-i Rabbaniyeye zıttır.
Ahlak-ı aliyeyi tahrip eden, kizbdir.
Alem-i İslamı zehirlendiren, ancak kizbdir.
Alem-i beşerin ahvalini fesada veren, kizbdir.
Nev-i beşeri kemalattan geri bırakan, kizbdir.
Müseylime-i Kezzab ile emsalini alemde rezil ve rüsvay eden, kizbdir.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN




Kabrime teveccüh edip giderken,
Senin dergâh-ı rahmetinde,
cenazemin lisan-ı haliyle, ruhumun lisan-ı kâliyle bağırarak derim:
"El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân!
Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!"

Bediüzzaman

GÜLİSTAN


Ey dünya zevkini düşünüp hastalıktan ıztırap çeken kardeşim!
Bu dünya eğer daimî olsaydı
ve yolumuzda ölüm olmasaydı
ve firak ve zevâlin rüzgârları esmeseydi
ve musibetli, fırtınalı istikbalde mânevî kış mevsimleri olmasaydı,
ben de seninle beraber senin haline acıyacaktım.
Bediüzzaman

GÜLİSTAN


Şükrün mikyâsı;
kanaattir ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir.
 Şükürsüzlüğün mizanı;
hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram-helâl demeyip rast geleni yemektir.
Bediüzzaman

Günlük Hadis (Bir sene itikaftan daha hayýrlý amel: ...)



Hz. Ömer Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:

"Bir adamın müslüman din kardeşine hayırla, sevgiyle ve şefkatle nazar etmesi, Benim şu mescidimde bir sene itikaf etmesinden hayırlıdır."

(İbni Lal)

Resulullah.org




GÜLİSTAN




Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun.
Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur.
Her dediğin doğru olmalı;
fakat her doğruyu demek doğru değildir.
Bediüzzaman